Aris Psikoloji
Aris Psikoloji

Online Randevu

Adınız Soyadınız

E-posta adresiniz

Telefon

Mesajınız

Aris Psikoloji Aris Psikoloji

Menü

Boşanma Kararını Çocuklara Açıklamak

Boşanma Kararını Çocuklara Açıklamak

Boşanma Kararını Çocuklara Açıklamak

Boşanma Kararını Çocuklara Açıklamak

 Boşanmaya karar veren ebeveynlerin çocuklarına bunu açıklamadan çocuklarına ne söyleyecekleri ve ne kadar ayrıntı verecekleri  konuşurken  nelere dikkat edecekleri konusunda  ebeveynlerin beraber bir hazırlık yapması hem ebeveynler için hem de çocuklar için kaygıyı azaltmakta etkili olmaktadır.

Bu Hazırlıkta Dikkatli Olmanız gerekenler

*Ebeveynler olarak ortak bir dil belirleyerek durumu anlatmak

*Durumu anlatırken her iki ebeveyninde aynı süre de konuşma yapması

*Çocukların yaş seviyelerini dikkate alarak bir açıklama yöntemi seçmek

* Endişeli olmadan, sakin bir tutum içerisinde kalmak

*Çocuğun hayatında ki başka bir alanda  stres yaşamadığı bir zaman diliminde bu açıklmayı yapmak

* Bunun ebeveynlerin aldığı  sağlıklı bir karar olduğunu ve çocuklarınızın herhangi bir karar almasını beklemediğinizi anlatmak

*Çocuklarınıza planlarınızı anlatın ki zihinlerinde  hiçbir ebeveyn için endişe taşımasınlar

*Çocuklarınıza çocuklukları dışında roller vermekten kaçının. ( sen artık bu evin erkeğisin gibi)

*belirsiz bir süreç çocukta daha fazla kaygı yaşamasına sebep olacağından kiminle nerede yaşıyacağı diğer ebeveyninide ne kadar sıklıkta göreceği bütün durumlar çocuğa açık ve net bir şekilkde açıklanmalı

*evdeki diğer rutinler ve alışkanşlıklar devam ettirilmeli bu dönemi farklı yansıtacak rutinler seçilmemelidir

*çocukların duygularını ifade etmesine ortam sunmalı ve duyguları hakkında konuşmalı onları kabul etmelisiniz

*çocuğununzda bütün bu şartları sunmanıza rağmen bir regresyon (gerileme) , bebeksileşme davranışları, uyku ve iştah düzeninde değişimler, korku ,kaygı , öfke, saldırganlık, içe çekilme gibi durumlar gözlüyorsanız vakit kaybetmeden bir uzman desteği almanızı öneririm.

Çocuklara Ölümü Anlatmak / Birisinin Öldüğünü Söylemek

İster çocuk ister yetişkin olsun ölüm herkes için konuşması en zor konulardan biridir. Hele ki konu çocuklara ölümü anlatmak olduğunda işler daha da karmaşıklaşır . Her çocuk bir şekilde ya ölümün ne olduğunu merak eder soru sorar, kaygı duyar ya da bir gün bir yakının ölmesi ile durumu yaşar, ne olduğunu öğrenmek ister.

Ölüm Çocuklara en sağlıklı şekilde nasıl açıklanır?   

*Her konuda olduğu gibi bu konuda da  çocuğun gelişim dönemini esas alarak açıklamalar yapmak çok önemlidir. İçerisinde bulunduğu dönemin özellikleri, soyut düşünme becerilerini kazanmış olup olmadığını önemsemelisiniz.

*Ölümün soyut bir kavram olması nedeniyle, çocuklara bu açıklamaları yaparken, somutlaştırmanız gerekebilir.

*Öncelikli olarak ‘ölüm’ kelimesini kullanmak gereklidir. Vefat etti, hayatını kaybetti, melek oldu, Allah’ın evine gitti gibi açıklamalar yalnızca çocukta kafa karışıklığına sebep olacaktır. Bundan dolayı ölen kişiler için yalnızca ‘öldü’ kelimesini kullanmak önemlidir.

*Çocuğa ölümün evrensel bir gerçek olduğu, herkesin bunu yaşayacağını ve geri dönülmez bir süreç olduğunu anlatmak gerekir.

*Eğer çocuğa birinin ölümünü açıklamanız gerekiyorsa, çocuğun kendini güvende hissetmesi için.bunu açıklayacak kişiler çocuğun ebeveynleri ya da çocuğun duygusal bağ kurduğu kişilerden birinin olması gereklidir.

*Bu açıklamayı yaptığınız yer çocuğun güzel anılarının olmadığı ve ileride çok fazla gitmeyeceği sessiz ve sakin bir yer olabilir.

* Bütün canlılar, bir gün doğar ve bir gün ölür.  İnsanlar, hayvanlar, bitkiler bütün canlılar doğarlar, büyürler, yaşarlar, değişirler ve ölürler. Herkes ve herşey değişir, gece olur, gündüz olur, doğum olur, ölüm olur, hava güneşli olur, hava yağmurlu olur gibi örnekler ile çocuğun soyut olan kavramı somutlaştırmasını sağlayabilirsiniz.

* Birisi öldüğünde, artık o kişinin bedeni çalışmaz, nefes alamaz, yemek yiyemez, konuşamaz, göremez, düşünemez.

*Her kişi farklı nedenlerden dolayı ölebilir, kimisi çok hastalandığı için, kimisi çok yaşlandığı için, kimisi de beklenmedik olaylardan dolayı ölebilirler.

*Çocuğa ölüm haberlerini çok vakit geçmeden vermek önemlidir. Sorduğu sorular için doğruyu söylemek, onun güveninin zedelenmemesi için dürüst olmak gereklidir.

* Çocukları cenaze törenlerine götürmek yine çocuğun gelişim düzeyiyle , duygu durumuyla ve kendi isteğiyle alakalı bir durumdur.

*Yas evresi içerisinde çocuğunuzla kurduğunuz tensel temas ve duygu paylaşımı  her zamanki gibi çok değerli ve önemlidir. Sarılmak, öpmek, dokunmak. Konuşmak.

*Bu süreçte çocuğu ailenin yanından  uzaklaştırmak doğru değildir. Çocuklarda acılarını paylaşarak iyileşmektedirler.

*Her kültürün kendine özgü yas şekilleri vardır. Eğer ki cenaze törenlerinizde ağıtlar yakılıyorsa bu sürede çocuğun bunlara uzun süreli maruz kalmasını engellemeniz gerekmektedir. Mümkün olduğunca rutinlerinize, günlük yaşantınıza dönmeniz çocuğa güven verecektir.

*Duygularınızı çocuğunuzdan saklamak yerine duygularınızı çocuğunuzla paylaşarak onunda duygularını, endişelerini paylaşmasına model olabilirsiniz. Aşırıya kaçılmadığı takdirde ağlamak ve ölen kişiyi özlediğini söylemek sağlıklı bir duygu paylaşımıdır.

* Çocuğunuz kaygıları, korkuları ve üzüntüsü günlük hayatın işlevselliğini bozuyorsa; öfke problemleri, alt ıslatmalar, gece korkuları, parmak emme, tırnak yeme, yeme ve uyku problemleri vb.. gözlemliyorsanız vakit kaybetmeden  destek almanız gerekmektedir.

 

Çocuklarda ve Yetişkinlerde Oyun Oynamanın Önemleri

Oyun denilince aklımıza ,çocukların güzel vakit geçirmesine yarayan kuralları olan ya da olmayan bir anda başlayan ya da planlı bir şekilde organize edilen eğlenceli aktiviteler gelir. Peki

Oyunu önemli yapan şey yalnızca eğlenceli vakit geçirmek midir?  

Oyun yalnızca çocukların aktivitesi midir?

Oyun yalnızca çocuklar için yararlı ve eğitici değildir, yapılan araştırmalar gösteriyor ki oyunun hem yetişkinler hem de çocuklar üzerinde bir çok yararlı etkileri vardır. Dr. Stuart  Brown, oyunun yetişkinler üzerinde ki etkilerini araştıran ve yetişkinlerinde çocuklar gibi oyun oynamaya ihtiyaçları olduğunu gösteren bir bilim adamıdır. Son 6 ay içerisinde hiç oyun oynamayan bir yetişkinin, hayata daha olumsuz baktığını ve depresyona girme risklerinin yüksek olduğunu gösteriyor. Diğer araştırmalar ise çok az ya da hiç oyun oynamayan kişilerin suç işleme oranlarının ve olumsuz davranışlarının yüksek olduğunu gösteriyor.

 Hem Yetişkin Hem de Çocuklar için Oyunun Yararları Öğrenmeye Ne Dersiniz?

  • Oyun, iletişim becerilerinin gelişimini sağlar, sosyal yönden gelişimi destekler.
  • Beyin gelişimine fayda sağlar.
  • Empati becerisi kazanmayı sağlar.
  • Oyun; geçmiş yaşam deneyimlerinin yeniden canlandırılmasını ve gelecek yaşamın ise provasını sağlar.
  • Stresi azaltır.
  • Endişeleri azaltır, umut yaratır.
  • Yaratıcılığı geliştirir.
  • Alternatif çözümler üretmeyi sağlar.
  • Olumsuz sonuçları felaketleştirmemeyi ve sorun çözümü için etkin düşünmeyi sağlar.

 

Peki oyun derken, nasıl çocuklar için her şey oyun olabiliyorsa yetişkinler içinde her şey oyun olabilir. Yemek masasında otururken çatal kaşığı masaya vurarak bile bir ritim oyunu kurabilirsiniz, önemli olan tek şey sizin keyif almanızdır. İster hazır kutu oyunları olsun (tabu-monopoly-tombala vb..), ister karaoke yapmak olsun, ister resim yapmak olsun, ister karşıt gruplu oyunlar olsun (futbol- basket vb..), ister bulmacalar olsun, ister mantık geliştiren oyunlar olsun, her ne olursa olsun önemli olan o oyunun size keyif vermesidir. İçinizde ki çocuğu bulmaktır.

 

Aile İlişkilerinizi Güçlendirmek

Çocukların kendileri olmayı öğrendikleri ilk yer aileleridir. Kendi kişiliklerini oluşturdukları, dünya hakkında bilgi sahibi olmaya başladıkları ve çevredeki diğer kişileri tanımladıkları ilk yerleridir aileler. Her ailenin kendine has bir yaşam düzeni, bir iletişim şekli ve rutinleri vardır. Aile demek ilişki demektir ve her ilişkide olduğu gibi bu ilişkide de iyi, kötü, güzel, çirkin, huzurlu, öfkeli, sevgi dolu, hüzünlü, kaygılı, güvenli bir çok duygu  ve an paylaşılır. Güzel duyguları, huzurlu anıları yönetmek kolaydır, keyiflidir. Önemli olan öfkeli, kaygılı, huzursuz, güvensiz anlarımızı nasıl yönettiğimizdir. Bir çok kimseden inancını yansıtan şu cümleleri duymuşsunuzdur önemli olan ‘kötü gün dostu’ olması, iyi günde önemli ama kötü günde yanımda olması çok daha değerli, o kötü zamanlarımda yanımda olduğu için bende yeri çok özeldir, kimse yokken sen vardın vb…

Aile içerisinde de olumlu anlar kadar olumsuz anlarda yaşanır. Hayat iyi ve kötüyle iç içedir. Olumlu anılarımız ilişkilerimizi güçlendirir, besler .Peki olumsuz anlarınızı da etkili şekilde yönetebilmenin aile ilişkilerini güçlendirdiğini biliyor musunuz?

İnsanların doğumdan ölüme kadar ihtiyaç duyduğu en gerçek duygu kusursuzca sevilme ihtiyacıdır. Koşulsuz kabul edilmeleridir. Aile içerisinde ki kötü deneyimlerde neden yıkıcı olmak yerine yapıcı olmasın ki? Olumsuz deneyimler de;  her bir aile üyesi birbirini koşulsuz kabul etmeli, sakinleştirmeli, duygularını paylaşmalıdır. Çözüm için değil birbirini anlamak için yan yana olmalıdır. Çatışmaları sonlandırmaktan daha değerli olan şey ailenin birbirini anlama isteğidir. Çözüm için değil birbirinizi anlamak için yapılan her paylaşımda aile ilişkilerinizin daha güçlenmesine katkı sağlamış olursunuz. Aile üyelerinin birbirini anlaması ve duygularını kabul etmesiyle çatışmaların azalması, çözüme kavuşmanın çok daha kolay olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Her ailenin kendine has rutinleri de aile ilişkilerinin güçlenmesine katkı sağlamaktadır.  

Bütün aile üyeleriyle beraber yenilen yemek saatleri: Sofralar her zaman birleştiricidir. Aile üyelerinin beraber olduğu zamanları ve sohbet fırsatları yaratır.

Aile üyeleriyle beraber oyun saatleri:  Oyun; aile üyelerinin birbirleri ile yakın ilişkiler kurmasını sağlar. Hassas noktalarını, eğlenceli taraflarını keşfetmeyi sağlar.

Haftanın belirli gününe ayrılan özel aile aktivite günü: Aile üyelerinin ev dışında da birlik ve beraberliği artırabilmek için kendilerine aileyle geçirilecek özel zaman dilimleri ayırması önemlidir. Pazar günlerinin sinema, piknik yapmak, tiyatroya gitmek gibi aile ile yapılan aktivite günü olması gibi.

 

Çocuklarınızı Gelişimini Destelemek

Kuşkusuz ki her ebeveyn çocuklarının sorumluluklarının farkında olan öz denetimli çocuklar yetiştirmek istiyor. Çocuklarının sorumluluğunu üzerinde taşımakla beraber nasıl sorumluluk bilincine sahip çocuklar yetiştirebilecekleri noktasında

.Çocuklarınızın gelişim düzeylerine uygun kendilerinin yapabilecekleri şeyler için izin verin ve ortamınızı buna göre düzenleyin.

Yorumlar
Yorum Yap